11-19-2008, 11:41 PM
Dönsün şu başım fecre kadar bâde-i aşktan;
Akşam doluyor gözlerimin rengine… Akşam!
Ufkumda alev rengi deniz, aşka kanarken
Mevlânâ dedim orda dönen, Şems’i soran hem
Yandıkça sular gönlüme meyletti bir efkâr;
Deryâya dedim mevti mi resmetmiş ufuklar?
Raks değdi o an dağlara, neyler dile geldi
Dünyâma sükûnet bu kıyâmet ile geldi:
Mâdem dedim âlem buluyor şevk bu törenden
Öyleyse neden düşmedeyim hüzne, neden ben?
Bilmez mi alev; yandığı her ân eriyor mum,
Membâa döner belki sular, çölde kalır kum,
İşler de güneş ufka batarken menevişler,
Doğmaz mı hayâtın da gurûbunda güneşler?
Seyreyle gönül; işte budur mâneviyâtın
Seyret; bu resim hüznü kadar şevki hayâtın!
Seyret: Bu bir aşk âyinidir, güftesi: Hây – Hakk.
Her şey bulacak O’nda nihâyet, bu muhakkak!
Uykun var, iliş kabre Hafî; dehre gücün yok
Boy ölçüşecek dehri kuran sihre gücün yok
Akşam doluyor gözlerimin rengine… Akşam!
Ufkumda alev rengi deniz, aşka kanarken
Mevlânâ dedim orda dönen, Şems’i soran hem
Yandıkça sular gönlüme meyletti bir efkâr;
Deryâya dedim mevti mi resmetmiş ufuklar?
Raks değdi o an dağlara, neyler dile geldi
Dünyâma sükûnet bu kıyâmet ile geldi:
Mâdem dedim âlem buluyor şevk bu törenden
Öyleyse neden düşmedeyim hüzne, neden ben?
Bilmez mi alev; yandığı her ân eriyor mum,
Membâa döner belki sular, çölde kalır kum,
İşler de güneş ufka batarken menevişler,
Doğmaz mı hayâtın da gurûbunda güneşler?
Seyreyle gönül; işte budur mâneviyâtın
Seyret; bu resim hüznü kadar şevki hayâtın!
Seyret: Bu bir aşk âyinidir, güftesi: Hây – Hakk.
Her şey bulacak O’nda nihâyet, bu muhakkak!
Uykun var, iliş kabre Hafî; dehre gücün yok
Boy ölçüşecek dehri kuran sihre gücün yok
